GAÜ-ÇETİNKAYA DAYANIŞMA GECESİ EFSANEYE YAKIŞIR YOĞUN KATILIM İLE GERÇEKLEŞTİ

GAÜ-ÇETİNKAYA DAYANIŞMA GECESİ EFSANEYE YAKIŞIR YOĞUN KATILIM İLE GERÇEKLEŞTİ

GAÜ-Çetinkaya Türk Spor Kulübü, Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) ile gerçekleştirmiş olduğu 10 yıllık işbirliğinin ardından ligde 1. sırada yer almaya devam ederken, gerçekleştirilen “Dayanışma Gecesi” ile camiayı bir araya getirdi.

Bu sene üçüncüsü düzenlenen GAÜ-Çetinkaya Türk Spor Kulübü’nün Dayanışma Gecesi yoğun katılımile gerçekleşirken, düzenlenen açık arttırma gelirlerinin ve yapılan bağışların, yabancı futbolcuların konaklaması için yapılması planlanan konaklama tesisine aktarılacağı belirtildi.

GAÜ-Çetinkaya T.S.K. Metehan tesislerinde gerçekleştirilen Dayanışma gecesinde konuşma gerçekleştiren GAÜ-Çetinkaya Türk Spor Kulübü Başkanı Doç. Dr. Asım Vehbi şunları söyledi; 

“Biliyorsunuz ki, biz sene başından beri şampiyon olacağız demedik. Biz her şeyin zamanla olacağını belirttik. İlk önce kurumsallaşma ve ardından camiayı tekrar toplamak gerekir demiştik. Bunların devamında sportif başarının geleceğini söyledik. Şu anda ligde lideriz ve kupada yarı finalistlerden biriyiz. Centilmenlik Ligde farkla lideriz. Birçok kişi Çetinkaya’nın yeniden ortaya çıkmasından huzursuz olmuş şekilde ve şampiyon olmamamız için uğraşlar vermektedir. Bu uğraşlar hiçbir şekilde, sizin de desteğinizle beraber değer bulamayacak ve umarım ki 4 hafta sonra hepimiz bu yolda birlikte yürüyeceğiz. Bu 7 aylık süreç içerisinde birçok iş adamı dostumuza; özellikle mali anlamda yapılmış katkılar için çok teşekkür ediyorum. Bunun yanında eski başkanlarımız eski yöneticilerimizin çok büyük destekleri oldu. Onlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu süreçte herkesin bizimle olduğunu hissettim. Bu destekler önemliydi. Biz bu işe yönetim kurulunda 24 kişiyle başladık ve bu 24 kişiden çoğunluğu bizimle birlikte devam ediyor. Bize birçok kişi aracılığıyla 4-5 kişi kalırsınız dendi; ama öyle olmadı. Yöentim kurulunda ki arkadaşlara da çok teşekkür etmek istiyorum. Ve tabii ki en büyük teşekkürüm GAÜ-Çetinkaya camiasının geçen yıl gelmiş olduğu noktada sayın Bülent Dizdarlı’nın ve diğer arkadaşlarımızın bir  takım talepleriyle GAÜ’yü devreye sokma projesinin ortaya konulmasına***. Bana geldiğinde ben baştan cesaret edemedim ve çok da sıcak yaklaşmadım. Ama onlar vazgeçmedi ve bu süreç böyle başladı. Tabii hem GAÜ ailesinin ferdi, hem de Çetinkaya ailesinin ferdi olarak biraz da tabiatıyla başkanlık konusu bana kaldı. Çok tereddüt ettim fakat çok keyifli bir süreç oldu. Dostlarımız yanımızdaydı; tıpkı bu akşam olduğu gibi. Bu süreç içerisinde GAÜ ismiyle birlikte geldi. On yıllık bir protokol yapıldı. Yani bu kısa vadeli bir proje değildi. Bu 10 yıllık bir süreçti. İlk başta GAÜ bir rakam verdi ve cari bütçeye katkı yaptı. Her yıl en az bu rakamı yapacağını teyit etti. Bundan daha önemlisi GAÜ’nün Çetinkaya camiasına sağlamış olduğu bir çok anlamda lojistik destek vardı. Ulaşım olsun, Chetau Lamboussa’nın hizmetleri olsun, ihtiyaçlı futbolcularımızın işe alınması olsun. Birçok konuda GAÜ’yü yanımızda bulduk. Bu süreç içerisinde yönetim kurulumuzla birlikte oturduk ve tüzüğümüzünde içinde olan, kulübe ciddi anlamda maddi veya manevi katkı yapan üyeler arasından, yönetim kurulu süresi boyunca fahri başkan seçme hakkını değerlendirdik. Ve yönetim kurulumuz oy birliğiyle, Serhat Akpınar’a bütün katkılarından dolayı fahri başkanlık verme kararını aldı” dedi.

 

Doç. Dr. Asım Vehbi’nin konuşmasının ardından GAÜ Kurucu Rektörü ve Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar gecede gerçekleştirdiği konuşmasında şunları söyledi;

 “Öncelikle belirtmek istiyorum ki, fahri başkanlık benim için çok büyük bir onurdur ve bu onuru bana bahşettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Başta Çetinkaya camiasına ve tabii ki tüm geçmiş yönetim ve bu efsanevi yapıya emek vermiş herkese sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Çetinkaya ile birlikte ilerlememizin sebebi, bir Lefkoşalı ve Çetinkayalı olmamdır. Bu süreçte yakinen olmasa da hep içimizde yaşattığımız o duyguyla geldiğimiz bu günlerde takımımızın böyle bir duruş sergilemesi ve bizim kartalın tanımında kullandığımız bir cümle vardır, “Kartal yaşayan varlıklar arasındadır ama kartala verilen şans bir tek ona tanınmıştır ve tüm yaşam sürecini bu dünyada sürdüren canlılar arasındadır”. 50’li 60’lı yıllarda kartal kendisini dağa sürer, orada önce kendi kanatlarını yolar, sonra tırnaklarını söker daha sonra gagasını kırar ve uzun bir kış uykusuna yatar. Bu süreçten sonra kanatlar yeniden uzar tırnaklar ve gaga yeniden çıkar. Onun için yeni bir yaşam yeni bir uçuş başlar. Asım Bey bunu sizlerin de deyişiyle küllerinden doğuş olarak anlattı. Bu başarıyı klübümüzün yöneticilerinin ve sporcularının ortaya koyduğunun yegane farkında olan bir kişiyim. Bu aslında onların bize bahşettiği bir başarı. İnanılmaz bir dirayetle bu süreci ele aldılar. Sporcularımız takımlarını çok güzel kucakladılar. Bu başarı yolculuğunda ben kendilerine hedefleri şampiyonluksa şampiyonluk, sporda başarıysa başarı, kurumsallaşmada başarıysa yine aynı başarıyı diliyor ve tekrar tekrar kutluyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

GAÜ-Çetinkaya eski futbolcu ve Hayfiyet Divanı Üyesi Öner Cambaz gecede geröekleştirmiş olduğu konuşmasında;

”Efsane hikayesine karşı çıkan bir insanım. İnsanlar genelde öldükten sonra efsaneleşir ama bizim toplumumuzda böyle bir yaklaşım oldu. İşin bir de gerçek yüzü vardır ki Çetinkaya çok büyük bir camia. Ne var ki toplumun şu anki yaşadığı kokuşmuşluktan tüm camiyalar gibi oda nasibini almıştır. Bu camia gerçekten 5-6 kişiye indirgenmiş yok olmaya mahkum zavallı bir noktada iken, şahsen hep savunduğum kurumsallaşma ve bireylerin inhisarından kurtulma en sonunda gerçekleşti. Bu konuda GAÜ’ye bir Çetinkayalı olarak şükranlarımı kalpten sunuyorum. Beklentimin de ötesinde müstesna bir yönetim bir birliktelik ve gerçekçi proje ve yaklaşımlarla çok güzel sonuçlar elde ettiler. Hayalci değilim. Kurumun camianın böylesine güzel kurtuluşu benim için en büyük ödüldür. Temenni ediyorum ki, yok olmak üzere olan diğer klüpler de böyle güzel kurumlarla işbirliği yapıp, bireylerin bunlardan çıkarları olan insanların ötesinde, kurumlarla bu toplumun ayakta kalabileceğinin idrakına varsınlar. Bunun en güzel örneği GAÜ-Çetinkaya’dır. GAÜ’ye biz ne verdik, koskocaman bir Çetinkaya tarihi verdik. Verdik ama aldığımız fersah fersah fazladır” dedi.